Koleksiyon ailemiz için her zaman bir tutkuydu. Ailenin birçok üyesi, para, pul, kapak, cam figürler gibi birçok koleksiyonlar yapmıştır. Benim tutkum ise oyuncaklar ve figürler üzerine, fakat neden? Bu çocukluğumdan, dört yaşımdan bu yana uzanan upuzun bir hikaye. Bu bölümde sizlerle bu tutkumu paylaşmak isterim.

      1984 yılında, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde doğdum. 1984 yılında doğmak, 80leri ve 90ları yaşamışsınız gibi hissettirir, hele bir de küçük bir yerde büyüdüyseniz gelişim çok daha yavaş olduğu için, 90ların ortasına kadar hala 80lerdeymiş gibi yaşarsınız. Dört yaşımdayken, He-Man ve Kainatın Efendileri çok populer bir çizgi filmdi. Eternia’da kötü İskeletor ile kahramanımız He-Man arasında bitmeyen mücadele biz çocuklar için çok etkileyiciydi. Daha sonra She-Ra ile tanıştık, He-Man’in kuzeni, her ne kadar kızlar için hazırlanmış olsa bile tüm çocuklar izlerdi.

      Sarıyer’deki apartmanımızın girişinde bir parfümeri vardı. İlginçtir ki, bu dükkanın vitrininde, rujların, ojelerin arasında, paketi içerisinde bir He-Man figürü görmüştüm. Neden bir parfümeri oyuncak satsın ki, belki de Amerika’dan getirtmişler ve şanslarını denemişlerdi. Her neyse, heyecanlanmıştım, super kahramanım orada duruyor ve en iyi arkadaşını bekliyordu. Günler, haftalar, aylar geçti…He-Man hala vitrindeydi. O kadar çok istemiştim ki, ailemdeki herkese söylemiştim. Fakat o dönem için biraz pahalı bir oyuncaktı. Günün birinde vaftiz annem bana büyük bir sürpriz yaparak, hayatımın en güzel hediyesini, He-Man figürünü bana hediye etmişti…

     Arabalarla oynayan bir çocuk değildim, hatta arabalar hiç ilgimi çekmedi. Bütün tutkum figürler üzerineydi, ama maalesef bu serinin devamını hiçbir yerde bulamamıştım. He-Man oyuncak kutumda yalnız kalmıştı. 90lar’ın başında yeni bir çizgi film başlamıştı :  Ninja Kaplumbağalar. Harikaydı, mutant bir farenin yetiştirdiği dört mutant kaplumbağanın hikayesi dünyamı değiştirmişti. Aynı dönem dükkanlarda Ninja Kaplumbağalar’ın figürlerini görmeye başlamıştım. Babam 60lı yıllarda çocukluk yaşadığı ve arabalar, bisikletler ve arkadaşlarıyla oynadığı oyunlarla büyüdüğü için bu figürlerle nasıl oynadığımı hiç anlamıyordu. Ama biz 90lardaydık ve rüya gibi bir dönem geçiyordu.

     Neyse, Michaelangelo’yu görmüştüm bir oyuncakçıda. Teyzem o dönem İstanbul’daydı. Babama bu figürü çok istediğimi söylemiştim ama reddetmişti, üzülmüştüm. Fakat teyzem bana bu figürü alıp hediye etmişti ve Michaelangelo artık benim ikinci super arkadaşımdı.

          Fakat Michaelangelo yalnızdı, ne bir arkadaşı vardı ne de bir düşmanı. He-Man ile beraber oynatıyordum onları. Kafamda değişik senaryolar, Michaelangelo Eternia’yı ziyaret ediyor ve He-Man ile düşmanları arıyorlardı. Evet arıyorlardı çünkü hiç düşman karakterlere ait bir figürüm yoktu.  

     Yılbaşında vaftiz annem bana bir başka Ninja Kaplumbağalar figürü almıştı : Shredder. Nihayet bir düşman figürüm olmuştu. Hatırlıyorum vaftiz anneme bu figürün kötü adam olduğunu söylemiştim ve beğenmediğimi zannettiği için üzülmüştü. Fakat sonra ona ne demek istediğimi anlatmıştım. 

     Bir yıl sonra, Atina’ya akrabalarımızı ziyarete gitmiştik. Herkes anneme bana ne hediye alabileceklerini soruyor, ve annem onlara bu kaplumbağaları çok sevdiğimi söylüyordu.Benim için rüya gibi bir gündü, ailedeki herkes bana ve kuzenime figürler alıyordu. Rocksteady, Usagi Yojimbo, Splinter, Krang, Donatello, Leonardo, Raphael hepsi bana hediye edilmişti. Daha sonra diğer karakterler, karne hediyesi olarak oyuncaklarıma katılmıştı.

     Birkaç yıl sonra bir başka super kahraman ile tanıştım : Batman. DC Comics’in bu efsanevi karakteriyle, Tim Burton’ın filmi sayesinde tanışmıştım. Bruce Wayne yeni kahramanım olmuştu, çünkü hem daha gerçekçi geliyordu ve birgün Batman olabileceğimi düşünüyordum. Böylelikle gelen hediyeler Batman figürlerine dönüştü. Fakat her zaman tüm figürlerimi birleştirip, senaryolar yaratarak oynadım. Bazen birbirlerine yardım ediyorlar, bazen de birbirlerine düşman oluyorlardı.

     Batman figürleri diğer figürlerime göre daha kolay toplanmıştı. Bulmak daha kolaydı ve artık ailedeki herkes bu tutkumu biliyordu.  

     Bu arada Transformers’ı da unutmamak lazım. O da ayrı bir tutkuydu ama super kahramanlar gibi değildi. Bir araca dönüşmeleri çocuklar için heyecan vericiydi, ama daha evvel de dedim ya, arabalar ailemizdeki diğer erkeklerden farklı olarak benim ilgimi pek çekmiyordu.

     1995 yılında, bütün hayatımı senaryosu ve karakterleriyle etkileyecek olan bir film seyrettim : STAR WARS. Dijital olarak yenilenmiş versiyonu gösterime girmişti ve ben Darth Vader, Obi-Wan Kenobi ve Luke Skywalker’la tanışarak büyülenmiştim. Bu zamandan sonra bu seriyi yüzlerce kez izlemiştim ve artık diyalogları ezbere biliyordum. Boba Fett favori karakterlerimden biriydi, ve tabii ki Han Solo da… 

    Artık çocuk değildim, oyuncak almıyordum ama onun yerine fantastik kurgu kitaplar ve filmlerle içiçeydim. Ama gene de oyuncakçılara girer, ne var ne yok bakardım.  

    2002 yılında gazetede bir fotoğraf görmüştüm : Dünyanın en büyük Star Wars figür koleksiyonu. Bu haberi okuduktan sonra demiştim ki kendime, niye biraz çocuklaşıp Star Wars figürleri toplamıyorum ? Ve böylelikle ilk figürlerimi almıştım : Qui-Gon Jinn ve genç Obi-Wan 

     Üniversiteye gidiyordum ve figür almak için para biriktiriyordum. Geçmişten gelen koleksiyon tutkusuyla birlikte, Hannibal Lecter, Freddy Krueger, Rocky, Terminatör…vb. Karakterlerin figürlerini toplamaya başlamıştım. Ve gene tüm aile bireyleri bana bu yönde hediyeler almaya başlamışlardı. Çok güzel yıllardı, istediğim figürleri rahatlıkla bulabiliyordum. Ve şimdi, geçmişte daha sonra alırım diye erteleyip almadığım figürler için çok üzgünüm. Çünkü artık bu figürleri kolay bulamıyorum ve bulunsa bile oldukça pahalılar. Leonidas, Eric Draven, Conan figürleri hala içimde bir yaradır.

     Film figürleri toplamak, büyük vitrinler gerektiriyor ve tabii ki büyük odalar da. Ayrıca bu figürler oldukça pahalı ama benim gibi koleksiyonerler sevdikleri karakterleri almak için bir yandan para biriktirirler. 

    2002-2010 yılları özellikle Star Wars figürleri toplamak için harika yıllardı. Bu dönem birçok figür almıştım. Fakat bir yandan da He-Man, Ninja Kaplumbağalar ve Batman serilerinin devamını arıyordum. 80lerden, 90lardan kalan bu figürleri bulmak oldukça zordu 

     Internet üzerinden satışlar daha güvenilir bir hale geldikten sonra bu eski arkadaşlara online satış kanallarından bakmaya başladım. He-Man arkadaşlarıyla buluşmalıydı, Ninja Kaplumbağalar da öyle… Ilk zamanlarda aradığımı pek bulamadım, fakat zamanla birşeyler çıkmaya başlamıştı. Ayrıca çocuk değildim, kendi paramı kazanıyordum ve koleksiyon yapmakta tamamen özgürdüm.

     Rahatlıkla söyleyebilirim ki, oyuncaklar bir çocuğun gelecek hayatını belirlemede son derece önemli. Fakat sırf bu yüzden, bir çocuğu sevmediği bir oyuncak ile oynamaya zorlayamazsınız. Daha evvel dediğim gibi, oyuncak arabalara ilgim yoktu ve bugün de arabalara karşı pek bir ilgim yok. Otuz yaşımın üzerindeyim ve filmlerim, kitaplarım, çizgi romanlarım ve tabii ki koleksiyonlarımla kendi fantastik dünyamda yaşıyorum. Lego çocukları gibi binaları ve inşaatları da sevmiyorum..

    Peki, bu figürler üniversite ve iş hayatımı nasıl etkiledi ?

    He-Man’in ve Star Wars’un fantastik dünyalarının etkisiyle Yunan Mitolojisi’yle tanıştım. Inanabilirsiniz ki arka plandaki hikaye tamamen örtüşüyor. Persesus, Herkül, Jason, Oniki Tanrılar… Ve Yunan Mitolojisi’nin de etkisiyle, Antik Yunan Tarihi ve Arkeoloji ile ilgilenmeye başladım. Arkeolog olduğumu düşünebilirsiniz. Hayır değilim.  

     O dönem Türkiye’deki eğitim sistemiyle, ilgilenmek istediğiniz alanı belirlemek pek kolay değildi. Onbeş yaşında fen mi yoksa sosyal bir bölümde mi okumak istediğinizi belirlemeniz gerekiyordu. Fakat seçseniz bile okulunuz o bölümü açmayabiliyordu. Fen bölümünü seçmek zorunda kaldım ve Elektrik Mühendisi oldum. Benim için zor bir dönemdi çünkü tarih, arkeoloji, tarihi yapılarla ilgilenmek istiyordum Birgün öğrendim ki tarihi yapıların Aydınlatma tasarımı üzerine çalışabilirim ve böylelikle tarih ve mühendisliği birleştirebilirim..Öyle de yaptım.  

Rahatlıkla söyleyebilirim ki, He-Man bana bir şekilde yol göstermişti.

   

      Koleksiyon bir tutkudur fakat herkese göre değildir. Birçok insan birşeyler toplamaz veya toplamayı sevmez. Kendimize bu yüzden ‘Koleksiyoner’ diyoruz zaten. Bir insanın çöp olarak gördüğü bir eşya, bir diğerinin koleksiyonunun en değerli parçası olabilir. 

      Seyahat ettiğim her yerde, lokal oyuncakçıları, bit pazarlarını koleksiyonlarıma uygun bir parça var mı diye mutlaka gezerim. Koleksiyonum içerisinde, Almanya, Yunanistan, Italya, İspanya, Tayvan…vb bir çok yerden alınmış figürler mevcut. Umarım ailemin gelecek nesli de bu figür koleksiyonuna sahip çıkar ve devam ettirir.

      

     Sizleri e-müzemizde yer alan, aşağıda belirtmiş olduğum oyuncak ve figür koleksiyonu galerilerine beklerim. Inanıyorum ki, birçok eski dost ile karşılaşacak ve tarihlerini görünce heyecanlanacaksınız.  

      Galeriler : 

 Star Wars, He-Man and MOTU, Teenage Mutant Ninja Turtles, Batman, Movie Icons

Yazan : 2mi3, Eylül 2018

© 2018-2019 2mi3museum.com ALL RIGHTS RESERVED